🌠 7 Koğuştaki Mucize Film Analizi
Ençok izlenen filmler arasında ilk üç sırayı 7. Koğuştaki Mucize, Recep İvedik ve Organize İşler Sazan Sarmalı aldı. İşte bu yılın en çok izlenen filmler listesi: 1. 7. Koğuştaki Mucize. 2. Recep İvedik 6. 3. Organize İşler Sazan Sarmalı. 4. Avengers: Endgame. 5. Kral Şakir Korsanlar Diyarı. 6. Joker. 7. Cep Herkülü
BölümAnalizi. Vartolu Sadettin’in en dingin, en masum hallerine şahit olduk yine. Normalde ortalığı yakıp yıkacağı olaylara birkaç kelimelik sakin cevaplar vermesi, Medet’ine yaşadıklarından yola çıkarak hayat hakkında nasihatler etmesi kendiyle sürekli savaş halinde olan öfkeli bir adamın aşk yarasının en büyük
KoğuştakiMucize Filmi bir Güney Kore uyarlaması. Film, altyapısının temelini Miracle in Sell No 7 adlı film ile atıyor. Orijinaline oldukça sadık bir uyarlama olduğunu söyleyebiliriz. Filmin güçlü yönü, bağlı olduğu orijinal hikayeyi ülkemizin dönemsel şartları ile başarılı bir harman içinde sunuyor olması.
YorumAnaliz ( Osman TÜRK ) 14.07.2022 / Serikli Esnaf Hayrına Patlıcan Dağıtt FİLM ADI: 7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE. FİLM ADI: NAİM. 19 İLÇE HAZİRAN-TEMMUZ AYI "GEZİCİ SİNEMA" PROGRAMI. GAZİPAŞA. FİLM ADI: AYLA. ALANYA. FİLM
7 Koğuştaki Mucize Tür: Dram Yönetmen: Mehmet Ada Öztekin Oyuncular: Aras Bulut İynemli Nisa Sofiya Aksongur Celile Toyon Filmin Özeti: 7. Koğuştaki Mucize, 7 yaşındaki kızı ile aynı zeka yaşına sahip bir babanın adalet arayışını konu ediyor. Yönetmenliğini Mehmet Ada Öztekin'in üstlendiği
AnasayfaFilm İncelemeleri Türk Filmleri. Türk Filmleri. Yerli filmler ve belgesel filmler ile ilgili inceleme, analiz ve yorum konuları 7. Koğuştaki Mucize 04.01.2021, Saat: 21:59 Busetrk. Animasyon. 2 Konu 2 Yorum.
7 Koğuştaki Mucize Filmi. 7 yaşındaki canından çok sevdiği kızı “Ova” ile hemen hemen aynı zeka yaşına sahip bir babanın adalet arayışını konu alan filmdir. 1983 senesinde bir Ege kasabasında küçük bir kız ölür. Ölen küçük kız sıkıyönetim komutanının kızıdır ve
7 Koğuştaki Mucize filmi geçen hafta vizyona giren dram türündeki önemli filmler arasında yer alıyor. 7. Koğuştaki Mucize son 1 haftada en
2019da en çok 'Yedinci Koğuştaki Mucize' filmi izlendi! Sezon ilk bölüm analizi. Aras Bulut İynemli'den sinema filmi geliyor! Filmin kadrosu da belli oldu! EN YENİLER; POPÜLER; 1. Gündem. Kılıçdaroğlu'ndan parti örgütüne talimat. 2. Dünya. ABD kongresinde Türkiye krizi! 3. Gündem.
DEye7h. Uyarı Spoiler en sıradan izleyicinin bile kolaylıkla anlayacağı; filmin ana meselesi sıkı yönetim ve askerî düzenin kötü ve sakıncalı olduğu. darbe sonrası sıkıyönetimde lokal dahi olsa askerin otoritenin aldığı kararı sorgulama, temyiz etme, yeniden değerlendirme imkansız. en kötü haliyle bile sivil idare çok daha iyidir diyor ana meseleyi anlatırken, mahkum yani suçlu dahi olsa, her bir sivilin herhangi bir askerden daha insaflı olduğunu görüyoruz. görevi cezaevi müdürlüğü gibi sert ve acımasız bir iş olmasına rağmen, sivil müdür babacan bir karakter. yine sivil öğretmen de kimsesizin annesi olmaya hazır. güzel ve hayatının baharında öğretmen bir an bile tereddüt etmiyor. askerlere gelirsek, yüzbaşı dahil olmak üzere bu sınırın altı makul ya da makuliyete açık. bu sınırın rastgele seçildiğini düşünmüyorum. çünkü yüzbaşının üstü üstsubay diye geçer. bunlar yönetim sınıfının başlangıcıdır. yani yüzbaşı da olsa subay, üstsubaydan farklı. yani askerin yönetici sınıfında problem var diyor kaçağı gence gelelim. vicdanlı bir genç. vicdanı sebebiyle askerliği yapamıyor, firar ediyor. askerliğin vicdansız bir iş olduğunu düşündüren bir detay. hatta bu genç yanacağını bile bile gelip hakikatin tarafında şehadet ediyor. ancak kalleşçe basının arkasından tek kurşun ile infaz ediliyor. ilginçtir, izleyici bu gence hiç üzülmüyor. bu gencin ölümü sadece ana karakterin umudunun sönüşü anlamına geliyor. oysa bu genç hiçbir menfaati olmamasına rağmen hakikat için 7. koğuş ahalisine. hafız türk sinemasının üç kağıtçı dindar klişesine bir isyan. yeri geldiğinde küfür de eder ama vicdanlı bir yol dönemlerde ülkede karadenizlilere karşı ciddi bir soğukluk yükseliyor. ülkenin ve kurumların yönetimini tamamen ele geçirmiş bencil ve hemşehrici bir azınlık olarak görülmeye başlandılar. film buna karşı çıkıyor ve malum karakteri ortaya koyuyor. defalarca adam öldürmüş ancak mert ve gariban babası bir koğuş ağası. karadenizli övülünce denge mekanizması devreye giriyor ve doğulu, masumlar için canını veren ağa tiplemesi ortaya çıkıyor. bu da türkiye bütünlüğüne bölgesel bir vurgu. siviller arasında ciddi sorun yok mesajını es geçemeyiz. ayrıca bu karakterin adının yusuf olmasına dikkat. dinî bir alt metin. medrese-i yusufiye'de yükselen ve tertemiz bir ruh olarak rabbin karşısına çıkan bir günahkar. onun tek amacı kızına kavuşmak değil bana göre, cenneti arzuluyor dinin emrettiği gibi. ancak çok dindar değil, kuran ayeti ile gelen cevaba bana ezberden konuşma diyor. yani akıl ve şartların gerektirdiği şekilde cevap film bütünüyle dindar bir film değil. sadece dine saygılı. zira babaanne kuşlar cennete gitmiyor, yaz ve kış göçüyorlar bu gerçekle ilgili diyor. yani gerçek dünyevi aslında. ama saf temiz insanlar bunu maneviyata yorar günahsız deli baş karakter gibiler yine yukarıdaki mesele, yusuf'un ezberden ayet ile cevap istememesi meselesi, burada da önemli. idam günü sağcı ve solcuların müdür talebiyle operasyona yardımcı olması ise atlanmaması gereken çok çok önemli bir detay. film diyor ki bu ülkenin sağcı ve solcuları evet yıllarca kavga etti ancak asıl suçlu askerdi. eğer ortak bir payda olsaydı sağcısı solcusu pekala birleşirdi, hakikatin yükselmesi için birlikte filmin sonunda masum ve mağdurların tekne ile yurt dışına kaçmasına dikkat edelim. orada ne deniyor onlara, bizi asker bu hale getirdi deyin. burada açıkça şu mesaj var, bu ülkenin birçok evladı askeri düzenin zulmünden avrupa'ya kaçtı, onlar masumdu. burada yüzbaşı yine de asker yaptı demesin deyince, babacan müdür ters ve sert tepki veriyor. bunu artık çekinmeden söyleyeceğiz diye uyarlama dediğin böyle olur. lokal konu ve meseleler her yabancı esere yedirilebilir. yeter ki işinin ehli biri olsun işin başında. İlk İki Bölümüyle Sağlam Bir Atmosfer Sunan Alef Dizisinin İncelemesi Cem Yılmaz'ın Farklı Bir Formatta Yayınladığı Karakomik Filmler'in İncelemesi
7. Koğuştaki Mucize Filmini Göstergebilimsel Okuma Denemesi ELEŞTİRİDEN ÇÖZÜMLEMEYE SİNEMA YAZILARI 2 Prof. Dr. V. Doğan Günay “Buradaki tek günahkar sen misin? Bir bak etrafına. Herkesin uykularını kaçıran bir şey var içinde taşıdığı” Mahpuslardan Hafız 0. Giriş 11 Ekim 2019 tarihinde gösterime giren Mehmet Ada Öztekin’in yönetmenliğindeki bir uyarlama film olan 7. Koğuştaki Mucize filmi izleyiciye duygusal anlar yaşatan bir film olmuştur. Filmi izledikten sonra öğrendiğim bir gerçek de beni şaşırttı İzlediğim film, Güney Kore yapımı Miracle in Cell No 7 adlı filmden uyarlamasıymış. Ama konu bize de çok fazla aykırı değil. Filmde haksız yere suçlanan, düşünce açısından özürlü bir baba ile kızı Ova arasındaki duygusal bağ konu ediliyor. Uyarlama olduğunu bilmeyen birisi rahatlıkla yerli bir film olduğunu düşünebilir. 12 Eylül 1980 Askeri yönetim sonrası Türkiye koşullarında görülebilecek bir durum olarak uyarlanmış. Türk sinemasında aslında görmeye alışık olduğumuz bu senaryo yine de izleyicisinde merak uyandırmayı başardı. Şu dönemde askeriye kendi içini temizleme ya da siyasal yönetimin emrine girdi/girmedi sorunlarıyla boğuştuğundan bu filmle ilgili “Hayır o dönemde Türk ordusu o denli acımasız” davranmadı diyecek durumu yok. Film oldukça duygusal ve herkesin “düşman” bellediği bir sıkıyönetim komutanı var. Kore’deki özgün filmi görmediğimden iki film arasındaki uyum durumu ve başka türden karşılaştırma yapma şansı yok. Bu nedenle tüm değerlendirmeleri uyarlama olan Türkçe film üzerinden yapacağım. André Bazin uyarlamanın her zaman yapılagelen bir durum olduğunu belirtir[1]. Bu başka bir ülkeden olabileceği gibi romandan sinemaya biçiminde de olabilmektedir. Yirmi birinci yüzyıl her döneminkinden daha fazla görsel bir yüzyıl oldu. Artık insanlar okumuyor, “dinliyor, izliyor”. Hatta bu bloğun yazarına da sürekli “artık kimse okumuyor, You Tube üzerinden bir kanal açın ve oradan anlatın” diye öneride bulunuyorlar. Bu da doğru mu? Tartışılır ama günlük olaylara bakıldığında You Tube üzerinden yapılan yayınların artma oranına bakıldığında galiba doğru görülüyor. 1. Kısaca konu 7. Koğuştaki Mucize, 7 yaşındaki kızı ile aynı zekâ yaşına sahip zihinsel engelli bir babanın adalet arayışını konu ediyor. Yaklaşık olarak 1983 yılında bir Ege kasabasında sıkıyönetim komutanının kızının ölümü üzerine o bölgede koyunlarını otlatan ve komutanların çocukları dahil diğer çocukların deli diyerek alay ettikleri bir “akli açıdan yeterli düzeyde olmayan” kızıyla aynı akıl yaşında olan kişinin suçlanması anlatının konusunu oluşturur. Filmdeki ikinci konu ise baba ile kızının kavuşma arzusudur. Bir yanda adaletin gerçekleşmesi diğer yanda baba ile kızının kavuşması. Bir bakıma izleyici, adaletin nasıl gerçekleşeceğini merak ederken, baba ile kız ise, nasıl kavuşacaklarını düşlemektedirler. İkili bir beklenti söz konusudur. Anlatının başında zihinsel engelli durumdaki baba, küçük kızı Ova ve annesinin bir aradaki yaşamı görülür. Oğlunun zihinsel sorununu en iyi bilen annesidir. Bu nedenle torununa “senin baban çok iyi birisi” der. Baba da her durumda kızını çok sever ve her isteğini yerine getirmeye çalışır. Belki de bir isteğin yerine getirilememesi çantanın komutan tarafından alınıp kendi kızına verilmesi ile olaylar başlar. Anlatının dönüştürücü öğesi budur. Akıl sağlığı yerinde olmayan Memo Mehmet Koyuncu ile alay eden komutanın kızı, Memo ile dalga geçerken kayalıklardan denize düşer. Memo bildiği kadarı ile kızı kıyıya getirip haber vermek isterken, o anda komutan gelir ve olanlar olur. Memo idam cezasına çarptırılır. Elbette izleyici her şeyin farkındadır. Memo’nun öylece safça teslim olma niyeti değil de, yardım etme isteğini kavrıyor. Aklı başında olsaydı oradan uzaklaşırdı, kaçardı ya da başka önlemler düşünürdü. Ama kötülük nedir bilmeyen Memo kızı denizden çıkarıp yaşatmak için çaba harcar. Memo’nun bu andan sonraki düşmanı Yarbay Aydın’dır ve hiçbir biçimde baş etmesi düşünülemez. Aşağı rütbeden askerlerin “Allah” dedikleri, çok korkulan bir yetkeci yönetim karşısında Memo’nun hiçbir gücü yoktur. Yarbayın gücünü gösterme arzusu her biçime ortaya çıkıyor. “İbret-i alem için onu darağacında boğacağım” diyor. Onu dediği kişi zihinsel engelli bir kişi. Sessizce ortadan kaybolmamasını istiyor, basının yazarak ölmesiyle kendi erkini bir biçimde toplumda gösterme arzusu ortaya çıkıyor. Sanki bu şekilde öç alıyor. Filmde bu sonsuz güce sahip yetkeci erke değil de toplumun içinde sessizce yaşayan diğerlerine dikkat çekilir. Görmezden gelinen, değişik açılardan sorunları olabilen ama toplum içinde bizimle yaşayan kişilerin de sevebileceği, ailesi, kızı için bir şeyler yapmaya hakkı olduğunu gösteriyor film. Bir bakıma çevremize bir kez daha bakmamıza olanak sağlıyor film. Yani aramızda olan bu sessiz kimliklere erk sahipleri, toplum, kısaca herkes şans vermeli diye okunabilir. Memo içinde bulunduğu durumu kendisi istemedi. Bu biçimde yaşamak zorunda. Kendiyle alay eden kız çocuğuna bile yardım etmeye çalışan, kötülük yapmayı bilmeyen bir kimliği de çevremizde görebiliriz. Konu içerisinde bazen karamsarlık en üst düzeye çıkıyor. Baba tutuklanıyor. Ova’ya babaannesi bakıyor. Sonra babaanne ölüyor. Yapayalnız kalan küçük bir kızın ruh hali ayrıntılı olarak veriliyor. Sonrasında öğretmen bu kızcağıza sahip çıkıyor. 2. Adalet ve Kavuşma Arasındaki Salınım Herkes adaletin peşinde iken Memo iler kızı Ova’nın tek isteği birbirlerine kavuşmaktır. Adaletin gerçekleşmesi için de bir mucize gerekmektedir. O mucize de cezaevindeki en uyumsuz, en sorunlu kişi tarafından gösterilir. Aslında iki konuyu tek bir kişi, hapisteki uyumsuz kişi çözer. Memo’nun yerine idam olmaya razı olur. Bu ne güzel bir özveridir. İzleyicinin mendile en çok gereksinim duyduğu anlar bu kara verme ve eylemin gerçekleştiği anlardır. Bu kişi de gerçekte iç hesaplaşmalar yaşayarak kendi iç huzuruna kavuşmak için böylesi bir karar verir. Vicdanıyla bir hesaplaşma yapar. Memo yerine darağacına giden bu mahpusun davranışı ruhbilimsel açıdan incelenmeye değerdir. “Kimse hastanın çeşitli fobik kaygılar ve karşı fobik önlemler ve takıntılı kıskançlık, bastırılmış saldırganlık, intihara meyilli depresyon karmaşık bir bileşeni olan patolojisi hakkında çok emin olamaz”[2] diyor Sabbadini. Cezaevi içindeki “cezaevi sorumlusu” Askorozlu İlker Aksum, başlangıçta tam bir “pislik” gibi görünen, her türlü kötülüğün paçasından aktığı bir kimliktir. Ama onun da dışarıdan düşmanları var ve cezaevinde bile peşini bırakmaz. Bu ilk sorun atlatıldıktan sonra Memo’yu öldürmeye çalışırken, Memo’nun davranışlarına bakarak burada bir yanlışlık olduğunu görür ve bir bakıma cezaevi içindeki isyanı Askorozlu başlatır. Yine şunu söylemek gerekiyor Ne denli kötü olursan ol, içinde bir vicdan denilen şey var ve onunla yaşamak zorundasın. Alışageldiğimiz insanların farklı insanlara olan yaklaşımı ya da farklı insanların alışageldiğimiz insanlara olan bakışını bu filmde bir arada görüyoruz. Baba Memo, içinde kötülük duygusu olmayan ama içindeki iyilik ve masumiyet duygularını da çok iyi yansıtamayan bir yetişkin. Tam olarak da yetişkin denilemez. Yalnızca bedensel açıdan yetişkin, zihinsel açıdan Ova kadar bir düşünce yapısına sahip. Mahpustan kurtulan Memo için hapishane yönetimi ve alt düzeydeki askerler hala korkmaktadır. Bunu da hapishane müdürünün kıvrak zekası ile çözülür. Hapishanedeki kimlikler de bir bakıma Türkiye mozaiği. Egelisi de var, Karadenizlisi de Doğu Anadolulusu da. Bunlar da cezaevleri ile ilgili biraz izleyiciye yakınlık kurmak istenmiş olabilir. 3. Anlatı ve Güzelduyu açısından filmin değerlendirilmesi Filmin uyarlama olmasına bağlı olarak yönetmenin ne denli özgür davrandığı, kendisinin kattığı konuların ne olduğu konusundaki bilgilerimiz yetersiz. Ama izlek olarak bize fazlaca yabancı olmayan bir konu ve oluşturulan uzamlar, görsellik ve diğer yer zaman belirticileri zamana ve döneme uygun görünmektedir. Sanat yönetmeni oldukça başarılı bir iş çıkarmış. Döneme uygunluk sağlanmış. Ayrıntılara yeterince özen gösterilmiş. Ama bu genel anlamda eyleme dayalı bir filmdir. Türk toplumunun belli bir dönemine gönderimde bulunur. Bu nedenle ruhbilimsel bir film kadar simgeleştirme görülmemektedir. Filmdeki kahramanlar ve eylemler neredeyse düzanlamsal yanlarıyla kullanılmıştır. Yorumlanması gereken simgesel anlatımlar yok denecek kadar azdır. Belki biraz simgesel olan yan hapishanedeki kişilerdir. Hem Türkiye’nin değişik kesimlerindendir hem de farklı meslek sahipleridir. Bir din adamının yanında aklı başında olan ama bir kızgınlıkla kızını öldürmüş ve bu nedenle kendini asla affetmeyen bir baba vardır. Anlatıda iki tane baba-kız ilişkisi vardır. Birisi kızını öldürmüş ve bir ağacın altına gömmüş ve hapishanede sürekli bu durumu beyninde sorgulayan bir baba vardır. Diğeri de akli dengesi yerinde olmayan ama kızını çok seven, onu yaşatmak ve onun için yaşamak isteyen Memo vardır. İki kız babası birbirine karşıt kimliklerdir. Karşıtlık arandığında askerler arasında da vardır. Yarbay ile yüzbaşı da görüş açısı ve vicdan konusunda birbirine karşıt durumdadırlar. Memo aslında tüm kız çocuklarına karşı iyidir. Kendi kızı için olduğu kadar Yarbayın kızı için de geçerlidir. Denize düşen sıkı yönetim komutanının kızını kendince kurtarmaya çalışır. Ama derdini anlatamadığından ve de sıkıyönetim komutanının elindeki sonsuz gücü keyfince kullanma isteğinden Memo haksız yere kızı öldürmekle suçlanır. Elbette “gök kubbe altında hiçbir şey gizli kalmaz” düşüncesine uygun olarak bir asker kaçağı bu duruma istemeden tanık olur. Belki Memo’yu idam cezasından kurtaramaz ama izleyicinin gözünde iyi bir kahraman olur. Apoletli erkin bu “istenmeyen” tanığı da ortadan kaldırmasıyla yine tüm oklar Memo’yu gösterir. Bu anlatıda hapishanedeki kişilerin tümüyle kötü kişilerden olur gibi bir düşünceyi silmesi açısından önemlidir. Yani bir bakıma insan nerede olursa olsun kendi vicdanı var ve gerektiğinde bu sesi dinlerler. Memo’nun akli yetersizliğine tanıklık eden mahpuslar bu suçsuz ve masum insan için bir şey yapamamaya isyan ederler. Hapishanenin de kendi ortamı içinde bir adalet algısının olduğu filmde ayrıntılı olarak işlenir. Elbette Ova’yı hapishanenin o karanlık ortamına getirme düşüncesi belki biraz gerçekdışı durum olarak değerlendirilebilir. 3. 1. Anlatı İyi ve Kötünün Çalışması Filmde adalet duygusu sorgulanıyor. Kime göre ve nasıl bir adalet? Gerçekten zor bir soru. Filmde resmi yetkenin adaleti ile gerçek adalet sürekli çatışmalı bir biçimde veriliyor. Bu da kurmaca yapıların genel özelliklerinden birisidir[3]. Filmde Memo’yu canlandıran Aras Bulut İynemli rolünü başarılı ile gerçekleştirmiştir. Elbette izleyici küçük oyuncu Ova’yı Nisa Sofiya Aksongur filmle birlikte bağrına basmıştır. Filmde umut ve dayanışma bir arada yer alıyor. İnsani duygulara dayanan, içten etkileyen bir film izleniyor. Babalar ve kızları arasındaki duygusal bağ her zaman derindir ve hep iz bırakır. 4. Sinema Göstergebilimi Herkesin bir anlatı izlencesi var. Bu eyleme dayalı bir film. Bu açıdan aynı olay Memo, Ova, Yarbay Aydın, öğretmen Mine, Yüzbaşı Faruk ve hapishane mahkumları için aynı olayı yorumlamak olasıdır. Bu kişilerin eylemleri, beklentileri ve eylemlerinin sonuçları kısaca şu biçimde gösterilebilir 1. Memo Memo, kızına o çantayı almayı amaçlar. Bu süreçte parasızlık eylemin gerçekleşmesine engeldir. Tam parayı toplayıp alacağı sırada Yarbay Aydın gelir, Memo’dan önce kendi kızına o çantayı satın alır. Bir yandan parasızlık diğer yandan da zamansızlık çok az bir zamanla çanta alamaz ve sonunda sonsuz erk sahibi Yüzbaşı Faruk olayın gerçekleşmesindeki engellerdir. Memo’nun birinci eylemi başarısızlıkla sonuçlanır. Gönderen Babalık sorumluluğu Gönderilen Kızını mutlu etme /etmeme Özne Memo Nesne Kızına çantayı satın almak Engelleyici Parasızlık, Yüzbaşı Faruk, zaman Yardımcı şeker satıp para kazanma ama geç kalmış bir yardım Bu anlatının hemen başında olan, belki de olayların gelişimine neden olan bir olaydır. Çantayı alamadığı için koyunlarını otlatırken o çantayı görür ve yüzbaşının kızının yanına gider, sonrasında olanlar olur. 2. Ova Ova’nın başlangıçta belki çantaya sahip olmakla ilgili bir anlatı izlencesi oluşturulabilir Ama onu geçiyoruz. Babası Tutuklandıktan sonra Ova’nın tek amacı babasıyla birlikte yaşamaktır. Bu süreçte Ova özne birlikte yaşama isteğinin gönderen isteği doğrultusunda babasını kurtarmak ister gönderilen yardımcı öğretmen, hapishane müdürü ve hapishanedeki mahpuslar. Engelleyici ise kanunlar ve Yüzbaşı Faruk’tur. Görüleceği gibi Yüzbaşı Faruk tümüyle kötü bir kimlik olarak belirtiliyor. Gönderen Gelecek korkusu Gönderilen Birlikte yaşamak / yaşamamak Özne Ova Nesne Babası Yardımcı Saflığı, mahpuslar, hapishane müdür, öğretmen, yüzbaşı Faruk, Mahpus Yusuf Engelleyici Albay Aydın, kanunlar Sonuç Mahpus Yusuf sayesinde babası cezadan kurtulur ve birlikte yaşama durumu doğar. Sonuç olumludur. 3. Yarbay Aydın Aydın küçük bir kasabada elindeki sınırsız erk ile her şeyi yapabilecek güçte. Bu bağlamda Memo’yu astırmak, cezalandırmak, başkalarına başka kötülükler yapmak, yaptırmak elinde. Bu nedenle Memo’yu darağacında astırarak herkese gözdağı verme peşindedir. Her şey kendi lehinedir. Ancak bilmediği bir şey vardır. Akli dengesi yerinde olmayan birisi için, diğer kişilerin vicdanı ile davrandığını görmez, göremez. Bunun sonucu olarak da beklediği eylem gerçekleşmez. Belki de eylemin gerçekleşmediği için izleyicinin en mutlu olduğu durum budur. Kanunu, yargıyı dikkate almaz. Zihinsel açıdan yetkin olmayan bir kişinin elinden zorla suçlu olduğuna dair parmak bastırarak kabul ettirir. Önceleri mahpuslar da Memo’nun suçlu olduğunu düşünürler. Ama zamanla davranışına bakarak burada bir yanlışlık olduğunu görürler. Bu nedenle düşünceleri değişir. Gönderen Babalık Gönderilen suçluyu cezalandırmak/ cezalandırmamak Özne Yarbay Aydın Nesne Memo Yardımcı Elindeki sonsuz güç Engelleyici Cezaevindeki mahpuslar, cezaevi müdür, Yüzbaşı Faruk Sonuç Yarbay aydından başka bu duruma inanmadığından eylem gerçekleşmez. Evet, birisi asılır ama bu Memo değildir. Memo, asılmak yerine bir kayıkla karşı kıyıdaki Yunanistan’a iltica etmesi sağlanır. 4. Öğretmen Mine Mine de, hapishane müdür, Yüzbaşı Faruk ve mahpuslar gibi Memo’nun suçsuz olduğuna inanır ve bu cezadan kurtulmasını ister. Bir başka görevi de Ova ile Memo’yu kavuşturmaktır. Çünkü Ova’nın anneannesi de ölmüştür tek başına kalmıştır. Ova ancak babası ile birlikte olursa mutlu olacaktır. Gönderen Mesleki sorumluluk Gönderilen Ova ile babasını kavuşturmak, Ova’nın mutlu olmasını sağlamak, Memo’nun suçsuz olduğunu kanıtlamak Özne Öğretmen Mine Nesne Adalet, Ova Yardımcı Adalet, haklı olma, Cezaevindeki mahpuslar, cezaevi müdür, Yüzbaşı Faruk Engelleyici Yarbay Aydın Sonuç Öğretmen Mine, eyleminde başarılı olur. Bu bir başkasının katkısı yoluyla olmuştur[4]. Ama her durumda bir başarı vardır. Belki de bu anlatıdaki tek başarısızlık Yarbay Aydın’ın anlatı izlencesidir. 5. Yüzbaşı Faruk, Mahkumlar, Hapishane müdürü Yüzbaşı Faruk’un anlatı izlencesi ile mahpusların ya da hapishane müdürünün anlatı izlencesi aynı doğrultudadır. Yalnız Yüzbaşı Faruk’un sorumlu olduğu askeri yönetimle olan ilişkisi diğerlerinde yoktur. Gönderen Vicdan Gönderilen Memo’yu ipten almak / almamak Özne Yüzbaşı Faruk, Mahkumlar, Hapishane müdürü Nesne Memo Yardımcı Vicdan ve sonradan hapishane müdürü, mahkumlar, Yüzbaşı Faruk, elbette mahpus YUSUF Engelleyici Yarbay Aydın, Kanunlar Sonuç Elbirliği ile bu yanlışlığı engellerler. Memo yerine mahpus Yusuf asılır. O da kendi iç hesaplaşmasında huzura kavuşur. Ölmeden önce bir iyiliğe neden olduğunu düşünür. 5. Sonuç ve öneriler Görüleceği gibi aynı olayın anlatı kişilerinin beklentilerine göre değişik biçimlerde yorumlamak olasıdır. Her sonuçtan yeni bir durum ortaya çıkıyor. Filmde izleyiciye önerilen bazı durumlar söz konusu. Çevremizdeki her şeyin güllük gülistanlık olmadığı, güllerin arasında dikenlerin de olabileceği belirtiliyor. Sonsuz erke sahip de olsanız bazen vicdanın önüne geçilemeyeceğini gösteriyor. Hani derler ya hapishane içinde “Burada Allah yoktur, peygamber de izne gitti” yazılıdır diye. Belki Memo girmeden önce ilgili koğuşta da aynı şeyler yazılıydı. Ama Memo geldi ve, o saf düşüncesi ile herkesi vicdanı ile baş başa bıraktı. Tüm mahpuslar birlik olup bu akli dengesi olmayan kişiyi darağacından kurtarmaya çalıştı. Bir öneri senariste Ben Kubilay Tat’ın senarist yerinde olsaydım, öğretmenin Ankara’ya askeri yönetime yazdığı mektupta her şeyi anlatır ve bu durumu değerlendirmek için idam anında bir askeri müfettiş göndertir ve haksızlık ortaya çıktığı için sıkıyönetim komutanının unvanı elinden alınır ve hakkında soruşturma açtırırdım. O zaman halkın belleğinde askeriye de suçluluktan kurtulurdu. Bu bir öneri. Artık yapılacak bir şey yok. Bu biçimde elinde yetki olan apoletli giysilerden korkmak gerekir gibi bir izlenim doğmaktadır. Bir eleştiriyi de dile getirelim. Bu filmle ilgili değil de, genelde Türk toplumuna yönelik. Ağlayacağımız konuyu dahi ithal etmek pek de hoş görünmüyor. Bu ülkede o kadar çok özgün konu var ki, dramaturgi bölümlerine ya da yeni adla anılacak bir bölüme Türk toplumunun tüm anlatılarını sinema için senaryo, roman için konu olarak hazırlayıp bu alanda çalışanlara sunmak çok yerinde olur. Keloğlan masalından bile kaç tane özgün senaryo çıkarılabilir. Yeter ki bu konularda kafa yoralım. Tüm bunların ötesinde Bir uyarlama da olsa zevkle izlenebilecek bir film söz konusu. Emeği geçen herkese çok teşekkürler Memo Aras Bulut İynemli Ova Nisa Sofiya Aksongur Öğretmen Mine Deniz Baysal Yarbay Aydın Yurdaer Okur Fatma Celile Toyan Askorozlu İlker Aksum Yusuf Mesut Akusta Müdür Nail Sarp Akkaya Hafız Yıldıray Şahinler Yüzbaşı Faruk Deniz Celiloğlu Hatice Gülçin Şahin Kültür Ali Ferit Kaya Kaçak asker Cankat Aydos Ova’nın gençliği Hayal Köseoğlu Tevfik Doğukan Polat Meydancı Selim Serhan Onat ================ Yönetmen Mehmet Ada Öztekin Senaryo Kubilay Tat Özge Efendioğlu Kurgu Korhan Topçuoğlu Müzik Hasan Özsüt Yapımcı Sinan Turan, Saner Ayar Görüntü yönetmeni Torben Forsberg Genel yayın yönetmeni Ruşen Dağhan Sanat yönetmeni Hakan Yarkın Yardımcı yönetmen İlker Çanga Ses tasarımcısı Onur Yavuz Işık şefi Feramuz Tuna 133 dk. [1] BAZIN, André 1990 Qu’est-ce que le Cinéma?, Paris Les Edition du CERF, S. 84. [2] SABBADINI, Andrea 2016 Hareketli İmgeler. Film Üzerine Psikanalitik Yaklaşımlar, Çeviren Özden Terbaş, İstanbul Bilgi Üniversitesi yayınları, s. 19. [3] ODIN, Roger 1990 Cinéma et Production de Sens, Paris Arman Colin, s. 124. [4] Katkı konusunda Bkz. GÜNAY, V. Doğan 2018 Bir Yazınsal Göstergebilim Okuması Kuyucaklı Yusuf, İstanbul Papatya Bilim Yayınları, s. 160.
Geçtiğimiz yıl Türk yapımı olarak da vizyona giren “7. Koğuştaki Mucize” filminin orjinali olan Kore yapımı hali bu akşam TRT1 ekranlarında izleyici karşısına çıkacak. Peki Kore versiyonunda 7. Koğuştaki Mucize filmi konusu ne, oyuncuları kimler? Bir Güney Kore filmi olan 7. Koğuştaki Mucize filmi orjinal yapımı ile televizyon ekranlarında izleyici karşısına çıkıyor. İşte 7. Koğuşta Mucize filmi konusu ve oyuncuları…7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE KONUSUYong-Goo kızı Ye-Seung ile zeka özürlü olmasına rağmen mutlu mesut yaşarlar. Onlar her gün bir dükkana uğrarlar ve babası Yong Goo kızına sarı Sailor Moon sırt çantası alacağına dair söz verir. Bir gün, son sarı Sailor Moon sırt çantasının satılmakta olduğunu farkederler ve Yong-Goo satışı engellemek için mağaza içine girer, ama çantayı satın alan babanın tokat atmasıyla baba Yong-Goo şok olur ve çok üzülür. Ertesi gün çalıştığı otoparkta sarı Sailor Moon sırt çantası alan kızı gören baba, çantayı alan kızın aynı çantanın satıldığı bir mağazayı bildiğini öğrenir. Yong-Goo kızı geleneksel açık pazara kadar takip bir süre sonra kız bilinçsizce yere yığılır ve Yong-Goo kıza CPR yapmaya çalışır. Yanlarından geçen bir kadın ise yanlış anlama sonucu hemen polis çağırır. Yong-Goo çocuk kaçırmak ve cinayetle suçlanır. Ölen kızın babası da Ulusal Polis Ajansı şefidir. Yong-Goo'ya ölüm cezası verilir ve hapsedilir. Hapishanede 5 mahkumla Yong-Goo bir hücreyi paylaşır. Bir gün, Yong-Goo hapishane çete lideri So Yang-Ho Oh Dal-Su'nın hayatını kurtarır. So Yang-Ho minnettarlığını elinden geldiğince göstermekte ve Yong-Goo'ya her şekilde yardım etmektedir. Yong-Goo kızını görmek istediğini So Yang-Hoya söyler. Beş tutuklu bir muzice gerçekleştirmek için plan yapmaya başlarlar ve bir şekilde kızını içeri alırlar. Her şey o anda değişmeye başlar… Peki Yong Goo'nun sonu nasıl olacak ? İdam cezasından nasıl kurtulacak?7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE OYUNCULARIRyu Seung-ryong, Kal So-won ve Park Shin-hye filmin oyuncu kadrosu içerisinde yer alıyor.
Türk sinemasının son dönemde en çok ilgi gören filmlerinden biri olan 7. Koğuştaki Mucize ile ilgili merak edilenleri bir araya getirdik. Peki sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde de büyük bir ilgi gören 7. Koğuştaki Mucize filmi konusu nedir ve oyuncuları kimlerdir? İşte hem bu soruların cevapları hem de 7. Koğuştaki Mucize filminin çekildiği yer...7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE KONUSU7. Koğuştaki Mucize, 7 yaşındaki kızı ile aynı zeka yaşına sahip bir babanın adalet arayışını konu ediyor. 1983 yılında bir Ege kasabasında küçük bir kız ölür. Ölen küçük kız sıkıyönetim komutanının kızıdır ve onun ölümünün sorumlusu olarak babaannesi ile yaşayan ve 7 yaşında bir kızı olan Memo görülür. Memo, her ne kadar suçsuz olduğunu anlatsa da kimse ona inanmaz. İdam cezasına çarptırılan Memo'nun yakınları adaletin sağlanması için uğraşırken, Memo ve kızı Ova'nın tek istediği birbirlerine kavuşabilmektir. Memo, bir mucize gerçekleşip idam cezasından kurtulabilecek midir?7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE OYUNCULARIAras Bulut İynemli MemoNisa Sofiya Aksongur OvaCelile Toyon Fatmaİlker Aksum AskorozluMesut Akusta YusufDeniz Baysal Öğretmen MineYurdaer Okur Yarbay AydınSarp Akkaya Müdür NailYıldıray Şahinler HafızDeniz Celiloğlu Yüzbaşı FarukFerit Kaya AliSerhan Onat Meydancı SelimEmre Yetim AynaGülçin Kültür Şahin HaticeCankat Aydos Kaçak AskerDoğukan Polat TevfikHayal Köseoğlu Ova'nın gençliğiSerhat ÜstündağNadi GülerÖzgür DereliBasri AlbayrakÖzgür AvşarMert ZaimSerdar Akülker
7 koğuştaki mucize film analizi