🐬 Kulak Ile Ilgili Deyimler Ve Anlamları
Atasözlerinin anlamları nelerdir? Atasözleri ve deyimler, Türkçe Sevdiğin bir kişi ya da bir iş ile ilgili gelecek sıkıntılara ya da olumsuzluklara kat-lanman gerektiğini
Deyimlerbir kavramı ya da bir durumu anlatmak için kullanılır. Ders verme amacı taşımaz. Örnek: » “ Burun kıvırmak ” deyimi, beğenmeyip küçümsemek anlamını içermektedir. Herhangi bir ders verme amacı taşımamaktadır. Deyimler sözcük grubu ya da cümle şeklinde bulunabilir.
Kulak İle İlgili Atasözleri ve Deyimler. – kelle kulak yerinde. 1) kanlı canlı ve iri yapılı olan; 2) gösterişli, itibarlı sayılan: -Aralarında yaşlı başlı, kelle kulak yerinde, efendiden adamlar da var.- – R. N. Güntekin. Sponsorlu Bağlantılar.
omer 10 Temmuz 2018 0. Kulak kabartmak ne demektir kısaca açıklaması ile birlikte kulak kabartmak deyimi ile ilgili cümleler hazırladık. Kulak kabartmak deyiminin anlamı: Konuşulan şeyleri çaktırmadan, belli etmeden dinlemeye çalışmak anlamına gelen bir deyim olarak kullanılmaktadır. Kulak kabartmak deyimi sıklıkla
2.3.1.Türkçe ve Korecede benzer anlam ve ifadeye sahip deyimler: Kulak organıyla ilgili benzer anlam ve ifadeye sahip deyimler 5 tane olarak tespit edilmiştir. Bu deyimler, hem ifade hem de anlam yönünden tamamıyla benzerlik göstermektedirler. KORECE DEYİM OKUNUŞU TÜRKÇE DEYİM güga ddıida Kulak kabartmak
Sizlere kulak kabartmak deyimi ile ilgili cümleler ve anlamlarını derledik. 20.04.2020 - 16:56 | Son Güncellenme: 20.04.2020 - 16:56 Güncelleme: 20.04.2020 - 16:56
Kulak Kelimesi İle İlgili Deyimler Ve Anlamları. Öğretmen 30 Aralık 2019 Leave a Comment. Kulak Kelimesi İle İlgili Deyimler Ve Anlamları
Hayvanlarhakkında deyimler, hayvanlar ile ilgili deyimlerin açıklamaları ve anlamları hakkında sizlere kısa bilgiler vereceğiz. Deve kini: geçmeyen, unutulmayan kin. Devede kulak: Küçük bir parça. Deveye hendek atlatmak: Bir kişiye yapamayacağı bir işi yaptırmaya çalışmak. Kuş sütüyle beslemek: Hiç eksiksiz, özenle
İpe un sermek. Karamanın Koyunu,sonra çıkar oyunu. Kulak asmak, Kulak vermek, Lafla Peynir Gemisi Yürümez. Mübalağa Etmek. Pabucu Dama Atılmak. Sakla samanı,gelir zamanı. Tabakhaneye B*k Yetiştirmek.
tUzfy. Ağzı kulaklarına varmak deyiminin anlamı Çok sevinmek, sevindiği her hâlinden belli olmak. Örnek Çocuklarıma beni misal gösterdiğini, ağzım kulaklarıma vararak öteden beriden işitiyordum. R. N. Güntekin Örnek 2 Takdirname eline verilince sevincinden ağzı kulaklarına vardı. Kulak tıkamak deyiminin anlamı Dinlemek istememek, bir şeyi duymazlıktan gelmek. Örnek Vücudu içinden duyduğu çöküntülere kulaklarını tıkar, gözlerini yumar. A. Ş. Hisar Örnek 2 Konferansta bir süre daha kulak tıkayıp oturduk. Örnek 3 Söylediklerime sürekli kulak tıkadığın için, başın dertten kurtulmuyor. Örnek 4 Yapılan eleştirilere daha ne kadar kulak tıkayacaksın? Kulağının zarı patlamak deyiminin anlamı Gürültü yüzünden rahatsız olmak. Örnek Bu ne ses, kulağımın zarı patlayacak! Kulak vermek deyiminin anlamı * Değer vermek, önemsemek. * İyice anlamak ereğiyle dinlemek, işitmeye çalışmak. * Dikkatli bir biçimde dinlemek. Örnek Usa ve gerçeğe uygun anlatışlara kulak verenin olmadığı görüldü. Halikarnas Balıkçısı Örnek 2 Kulak verince, onun sesini tanımıştım. Örnek 3 Öğretmeninizin söylediklerine kulak verin. Kulağını bükmek deyiminin anlamı Bir sorun karşısında dikkatli davranması için uyarıda bulunmak. Örnek Söz almadan konuştuğum için öğretmenim kulağımı büktü. Kulağını çınlatmak deyiminin anlamı * Birini anmak. * Orada bulunmayan bir kimsenin adını anmak. Örnek Dün akşam senin kulağını epey çınlattık. Kulağını doldurmak deyiminin anlamı Bir kimseye başkasından bilgi almadan önce konu üzerinde bilgi verirken kendi düşüncesini aşılamak. Örnek Belli ki annen, senin kulağını doldurmuş. Kulağını çekmek deyiminin anlamı * Ceza olarak kulağını tutup bükerek çekmek. * Uyarmak için hafif bir ceza vermek. Örnek Yaramaz çocuk, babana söyleyeceğim de kulağını çeksin biraz. Örnek 2 Telefonu bozunca babası kulağını çekti. Örnek 3 Şimdi bana kulağınızı çektireceksiniz! Boynuz isterken kulaktan olmak deyiminin anlamı * Daha iyisini, mükemmelini ararken mevcut olanı yitirmek. Devede kulak deyiminin anlamı * Çok az önemi olmak, söz etmeye değer bulmamak. * Yetersiz, çok küçük veya az olmak. * Büyük bir bütüne göre o bütünden ufacık bir parça, çok önemsiz ve küçük bir şey. Örnek Kitaptan öğrendikleri, hayattan gözlediklerinin yanında devede kulak kalır. S. Birsel Örnek 2 Tekaüt aylıkları günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu. R. N. Güntekin Ense kulak yerinde olmak deyiminin anlamı * İri yarı olmak. * Kelli felli olmak. Göz kulak olmak deyimi ne anlama * Görme, işitme yoluyla bilgi edinmeye çalışmak. * Gözetmek, korumak, bakmak. * Korunması, gözetilmesi gereken bir kimseyi ya da şeyi görüp gözetmek, korumak, ona bakmak. * Görme ve işitme yoluyla öğrenmeye, bilgi edinmeye çalışmak. Örnek Öbürü göğsünden ağır yaralı iki erin geriye alınmalarına göz kulak oluyordu. A. İlhan Örnek 2 Yolda ona göz kulak ol da başına bir şey gelmesin. Örnek 3 Annem, kardeşime göz kulak olmamı istedi. Örnek 4 Göz kulak oldum ama pek bir şey anlayamadım. Kelle kulak yerinde deyiminin anlamı * Kanlı canlı ve iri yapılı olan. * Gösterişli, itibarlı sayılan. Örnek Aralarında yaşlı başlı, kelle kulak yerinde, efendiden adamlar da var. R. N. Güntekin Örnek 2 Kelle kulak yerinde iki futbolcu almışlar. Örnek 3 Kelle kulak yerinde adamlardan oluşan bir derneğimiz vardı. Kulağı ağır işitmek deyiminin anlamı Kulağı iyi işitmemek. Örnek Kulağı ağır işitiyor, biraz sesli konuş. Kulağı bir şeyde olmak deyiminin anlamı Dikkatini bir şeye vermek. Örnek Bir saattir kulağım telefonda, önemli bir telefon bekliyorum. Örnek 2 Kulağım çocukta, her an uyanabilir. Kulağı dikilmek deyiminin anlamı Konuşulanları dinlemek için dikkat kesilmek. Örnek Şimdi kulakları, seslerimize dikilmiş bir köpek gibi yatıyordu. S. F. Abasıyanık Örnek 2 Konuyu kapat, çocuk kulağı dikti, bizi dinliyor. Kulağı duvar olmak deyiminin anlamı Sağır olmak. Örnek Kulakları duvar olan ihtiyarla avaz avaz ilişki kurmaya üşenmişler. H. Taner Örnek 2 Kulağı duvar olan dedemle, anlaşmakta zorlanıyoruz. Kulakları çınlasın deyiminin anlamı Konuşulan yerde bulunmayan, sevilen biri anıldığında söylenen bir söz. Örnek Kulağı çınlasın, bizim arkadaş öyle derdi. Örnek 2 Kulakları çınlasın, çok iyi bir insandır. Kulağı okşamak deyiminin anlamı Kulağa hoş gelmek. Kulağı ters taraftan göstermek deyiminin anlamı Kolay yolu varken bir işi daha zor ve uzun yollar kullanarak yapmak. Örnek Tahkike mahkike, kulağı ters taraftan göstermeye ne lüzum var? S. M. Alus Kulağına çalınmak deyiminin anlamı Başkasına söylenirken kendisi de duymuş olmak. Örnek Bu gürültüler arasında Vildan”ın bağırarak ve daha ziyade kıymet vererek telaffuz ettiği bazı kelimeler, cümleler kulağıma çalınıyordu. P. Safa Kulağına çarpmak deyiminin anlamı Duyulmak. Örnek Barın kalabalığı, hareketliliği, çalgısı ve dumanı içinde ortaya atılan bu söz, tam bir isabetle geldi, Ahmet Samim”in kulağına çarptı. Y. K. Karaosmanoğlu Kulağına fısıldamak deyiminin anlamı Çok alçak ve hafif bir ses tonuyla kulağına eğilip bir şeyler söylemek. Örnek Evet biliyorum, bunlar kulağına fısıldadılar değil mi? A. Ağaoğlu Kulağına gelmek deyiminin anlamı * Kulağına çalınmak. * Duymak. Kulağına girmemek deyiminin anlamı Söylenilen sözlere önem vermemek, söylenenleri anlamamak, benimsememek. Kulağına gitmek deyiminin anlamı Duymak. Örnek Olup bitenler kulağına gitse onlardan önce çarkıma okur ya neyse. M. Seyda Kulağına inanmamak deyiminin anlamı Duyduklarının doğruluğundan şüphe etmek. Örnek Kulaklarıma inanamıyordum, bu kadar narin, bu kadar nahif bir vücutta böyle bir ruh… Ö. Seyfettin Yarım kulak dinlemek deyiminin anlamı Umursamadan, önem vermeden dinlemek. Örnek Dersleri yarım kulak dinliyor, etütlerde uzun uzun mektuplar yazıyordu. Ç. Altan Örnek 2 Dersi yarım kulak dinlemekle başarılı olamazsın. Uzun kulaktan haber almak deyiminin anlamı Uzaktan uzağa haber almak. Kulaklarının pasını gidermek deyiminin anlamı * Çoktan beri dinlememişken müzik dinlemek. * Uzun bir zamandan beri müzik dinlememişken müzik dinleyerek bu yoksunluğu gidermek. Örnek Kulaklarımın pasını gidermek için, arabada iki saat müzik dinledim. Örnek 2 Radyoyu açın da kulaklarımızın pasını giderelim. Örnek 3 Çok kıymetli bir sanatçımız, konuklarımızın kulaklarının pasını giderdi. Kulaklarını dikmek deyiminin anlamı Hayvan dikkat kesilmek. Örnek Eşek birden kulaklarını dikti. Örnek 2 Sevimli tavşan kulaklarını dikti ve zıplayarak gözden kayboldu. Kulaklarına kadar kızarmak deyiminin anlamı Çok utanmak, mahcup olmak. Örnek Yaptığım hatayı anlayınca, kulaklarıma kadar kızardım. Örnek 2 Şu görüntüleri izleyen yetkililerin, kulaklarına kadar kızarması gerekir. Örnek 3 Sınıfta azarı işitince kulaklarına kadar kızardı. Kulakları patlatmak deyiminin anlamı Gürültüyle rahatsız etmek. Örnek Kulakları patlatan bir ses bütün ormanı, bütün kuşları, bütün dünyayı susturdu. M. Ş. Esendal Örnek 2 Kulaklarımızı patlatan bir gök gürültüsüyle, yerimizden sıçradık. Kulağına kar suyu kaçırmak deyiminin anlamı * Dolaylı olarak duyurmak. * Rahatını bozan bir haber işitmek, sıkışık bir duruma düşmek. Kulağına kar suyu kaçmak deyiminin anlamı Bir duyum almak. Kulağına koymak sokmak deyiminin anlamı Bir duruma veya söze hazırlamak için önceden kısaca anlatmak, düşünce aşılamak, telkin etmek. Örnek Bunu Bayram ağanın kulağına koydular. H. E. Adıvar Kulağına küpe olmak etmek deyiminin anlamı Başa gelen bir durumdan alınan dersi unutmamak. Örnek Bu sözümü kulağına küpe et kızım! R. N. Güntekin Kulağına söylemek deyiminin anlamı birine bir şeyi başkalarının işitemeyeceği bir biçimde söylemek, fısıldamak. Örnek Küçük çocuk, annesinin kulağına bir şeyler söyledi. Kulağını açmak deyiminin anlamı Dikkatle dinlemek. Kulak ardı etmek deyiminin anlamı Dikkate almamak, göz önünde tutmamak. Örnek Bazıları hava kirlenmesinde olduğu gibi bu eleştirileri kulak ardı ediyorlar. H. Taner Kulak asmak deyiminin anlamı Önem vermek, dinlemek. Örnek Bunların sözlerine ne diye kulak asıyor, ona göre yapacağın işi kestiriyorsun? M. Ş. Esendal Kulak kabartmak deyiminin anlamı Belli etmemeye çalışarak dinlemek. Örnek Karanlıkta, uyuyup uyumadığını anlayabilmek için tüm seslere kulak kabartarak yanına uzandım. E. Şafak Kulak kesilmek deyiminin anlamı Büyük bir dikkatle dinlemek. Örnek Çok kızgın bir fikir çarpışmasının üzerine gelmişim, kulak kesildim. İ. H. Baltacıoğlu Kulak kıvırmak deyiminin anlamı Domatesin olgunlaşmasını sağlamak için işlem yapmak. Kulak kulağını tırmalamak deyiminin anlamı Kulağı rahatsız etmek. Örnek Evde kimse yoktu sözü kulağını tırmaladı. M. Ş. Esendal Kulak misafiri olmak deyiminin anlamı Yanında konuşulanları konuşmaya katılmadan dinlemek. Örnek Her önünden geçtiğim insanın söylediklerine kulak misafiri oluyorum. O. V. Kanık Kulak tutmak deyiminin anlamı Dinlemek, işitmek istemek. Örnek Özel bir şey konuşuyoruz, neden kulak tutuyorsun? Kulak vermek deyiminin anlamı * Merak edip dinlemek, işitmeye çalışmak. * İyice anlamak ereğiyle dinlemek, işitmeye çalışmak. Örnek Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın / Bir vatan kalbinin attığı yerdir. N. H. Onan Örnek 2 Kulak verince, onun sesini tanımıştım. Örnek 3 Öğretmeninizin söylediklerine kulak verin. Kulakları dolmak deyiminin anlamı Aynı şeyi dinlemekten usanmak. Örnek Yabancı müzik dinlemekten kulaklarım doldu. Kulakları paslanmak deyiminin anlamı Çoktan beri müzik dinlememiş olmak. Örnek Ne güzel bir melodi bu! Kulaklarım paslanmıştı.
Kulak ile ilgili atasözü ve sözlerin anlamları. Duyu organlarımızdan olan kulağımız işitmemizi sağlar. Kulağımıza dair söylenmiş atasözleri ve onların anlamları bulunmaktadır. Anamın öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım Değerli bir eşyasının karşılıksız bir şekilde elinden gideceğini düşünen biri onu çok az paraya başkasına satarak kar eder. Baş ağır gerek, kulak sağır Toplum içinde ağırbaşlı davranmak ve dedikodudan uzak durmak gerekir. Bostana dadanan eşeğin kuyruğu, kulağı olmaz Hırsızlığı alışkanlık edinen biri yakalanıp ceza ala ala artık insanlıktan çıkacak hale gelir. Boynuzu kulaktan sonra çıkar, ama kulağı geçer Ustalar babalar çocuklarını yetiştirir ancak onlar yetiştikçe ustalarından daha ileri noktalara gelirler. Deve boynuz ararken kulaktan olmuş Elindekiyle yetinmeyen sahip olduklarını da kaybedebilir. Eşek kulağı kesilmekle küheylan olmaz Değersiz birine değer katarak başka bir yere koysan da onun kim olduğu bellidir. İki kulak bir dil için Çok işitmeli ve duymalı ancak az konuşmalı. Kardeşten karın yakın İnsanın kendi çıkarları her şeyden önce gelir, kendisinden sonra başkasını düşünür. Kös dinleyen, davula kulak vermez Başından büyük dertler sorunlar geçen biri küçük sorunları kendisine dert etmez. Yerin kulağı var Gizli konuşulanlar sonsuza dek gizli kalmaz, bir yerden bir şekilde duyulur. Sözü söyle alana, kulağında kalana Bir kulağından girip diğer kulağından çıkan birisine bir şey anlatma. Başa dön tuşu
Günlük hayatta sık kullanılan deyimlerden birisi de devede kulak deyimidir. Eski yıllardan günümüze kadar gelmiş olan bu deyimin anlamı pek çok kişi tarafından araştırılmaktadır. Devede Kulak Deyiminin Anlamı Nedir? Devede kulak deyimi iki şey kıyaslandığında kullanılmaktadır. İki şeyin kıyaslanması durumunda birinin ne kadar önemsiz olduğunun anlatılması amacı ile kullanılmaktadır. Devede kulak deyimi genellikle iki şeyin arasında çok fazla fark olduğunda kullanılmaktadır. Devede Kulak İle İlgili Bazı Örnek Cümleler Devede kulak deyimi cümle içerisinde mecazi anlamında kullanılmaktadır. Bu deyimin anlamı bir şeyin diğerinden çok daha fazla önemsiz olduğu veya arasında çok fark olduğunda kullanılmaktadır. Bu deyim ile ilgili örnek cümle şu şekildedir - Senin anlattığının yanında benim yaşadıklarım devede kulak.
kulak ile ilgili deyimler ve anlamları