🐵 Mis Kokulu Meyve Sabunları Ile Ünlü Edirne Nin Bir Mahallesi

Meyvesabunları, halkın süs eşyası ve hediyelik olarak sıklıkla tercih ettiği aksesuarlardan biri olmasının yanı sıra, kalite ve uzun süre kalıcılığını koruyan esansı nedeniyle devlet erkanı arasında da çok nadide bir süs eşyası haline gelmiştir. Edirne’de üretilen “mis kokulu” meyve sabunlarının hepsi İlyas Mahallesi’nin Kayadibi Köyü istikametindeki Salih Köyü mevkiinde, bir miktar çam ve köknar ağacının bulunduğu küçük bir koru vardır. Burasının Hafız Mehmet ve arkadaşlarınca, sahiplerinden 10 sarı altına satın alındığı ve buraya yerleşen on aile tarafından, müştereken kullanıldığı anlatılmaktadır. Dündenbugüne meyve sabunculuğu. Edirne'nin kültür mirasında önemli bir yere sahip olan "meyve sabunculuğu"nun Osmanlı İmparatorluğu'na kadar uzanan geçmişi ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için tıklayın! >>. İştetüm bunlar igrus.com‘nun yazılı izni olmaksızın ticari olarak herhangi bir şekilde kopyalanamaz, dağıtılamaz, değiştirilemez, yayınlanamaz. İçerik içerisindeki linkler kaynak amaçlıdır, Bu linklerden hiç bir şekilde sorumlu değiliz, doğa bilecek tüm aksaklıklar kullanan kişiye aittir. Edirnede üretilen “mis kokulu” meyve sabunlarının hepsi piyasada satılmaz, büyük bir kısmı padişahın isteği üzerine İstanbul’daki Topkapı Sarayı’na gönderilirdi. Özellikle padişah kızları ve cariyeleri odalarında mutlaka meyve sabunu bulundurur, kokulu meyve sabunlarını çeyizlerinin önemli bir parçası NiceCote d'Azur'un en büyük, Fransa'nın da en büyük 2. şehri. Fransız Rivierası'nı gezilerinin birici durağı ama bizce daha güzel yerler var :). Nice'te gezilecek yerler, nerede kalınır, buraya özgü yemekler, en güzel müze ve plajları kapsayan gezi rehberimiz hazır. Yakınlarında görülmesi gereken yerleri de yazdık. RenkMis Sabun(エディルネ)に行くならトリップアドバイザーで口コミ(16件)、写真(36枚)、地図をチェック!Renk Mis Sabunはエディルネで46位(46件中)の観光名所です。 Mis kokulu meyve sabunları çok değerli bir süs eşyasıydı. Özellikle padişah kızları ve cariyeleri çeyizlerine, odalarına koyarlardı. Ayrıca padişahların yabancı devletlere gönderdiği hediyeler arasında mutlaka misk sabunları bulunurdu.Hammaddemiz sabun olmak üzere bütün ürünlerimiz el yapımıdır. Tekin Bey ile Seher Hanımın yaşanmış fesleğen kokulu, fesleğen yeşili, beyazı olan sevdaları küçük bir anlatım sıcaklığında ısıtır bedenimi. Türkiye’nin birçok yerini gezmiş Tekin Bey ile Seher Hanım, fesleğen kokuları içinde nice bahar, yaz, kış geçirmişler. cn1hwM. Olgay GÜLER- Resul ORUÇOĞLU/EDİRNE, DHAOluşturulma Tarihi Ocak 06, 2021 1021EDİRNE'de, Osmanlı'dan günümüze ulaşan 'kokulu meyve sabunu' üreticiliği, yüzlerce ailenin geçim kaynağı olmaya devam ediyor. El emeği sabun üretimini teknolojiyle buluşturan Can Ürenli, Amerika, Rusya, Almanya gibi ülkelere meyve sabunu ihraç ettiklerini 17'nci yüzyılın ortalarında bazı evlerde hamur kıvamına getirilen, misk, amber ve gül kokuları karıştırılmasının ardından meyve şekli verilerek, üretilen sabunlar, özel günlerde süs eşyası olarak alıcı buluyor. Edirne'de iş kolu haline gelen 'meyve sabunu' üretimi, Edirne Halk Eğitim Merkezi'nde açılan kurslarda ise meraklısına öğretiliyor. 'PANDEMİ ÇOK ETKİLEDİ AMA YAŞATMAYA DEVAM EDİYORUZ'Geleneksel sabunculuğu teknolojiyle buluşturarak gelecek kuşaklara aktarmak için üretim yapan Can Ürenli, pek çok ülkeye ihraç yaptıklarını söyledi. Osmanlı'dan gelen el emeği mesleğin rahmetli Edirne Valisi Fahri Yücel zamanında tekrar canlandığını kaydeden Ürenli, "Biz bu el sanatını biraz daha geliştirdik, biraz daha dünya ile entegre hale getirdik ve bu şekilde ilerliyoruz. Bir yükseliş trendi yakaladı bu ürün başlarda. 2015'ten sonra yatay bir çizgiye döndü. Sonra bir dip yaptı ve yapmaya da devam ediyor. En son olarak da pandemiden etkilendi. Çünkü kısıtlamadan en olumsuz etkilenebilecek ürünlerden bir tanesi de 'mis meyve sabun'ları oldu. Ürün sadece hediyelik olarak satılıyor. Ama biz bir şekilde devam ettiriyoruz ve yaşatıyoruz" dedi.'DÜNYANIN BİR ÇOK NOKTASINA ÜRÜN GÖNDERİYORUZ'Ürenli, "Rusya'ya çok yoğun gönderiyoruz şu anda. Meyve sabununun biraz daha değişiğini, daha çok kullanılabilecek gibi olanlarını gönderiyoruz. Bu ay Almanya'ya da meyve sabunu sevkiyatı yaptık" diye konuştu.'AMACIMIZ GELECEK KUŞAKLARA AKTARMAK'Eşi Can Ürenli ile birlikte çalışan Sermin Ürenli de Edirne'nin geleneksel sabunculuk mesleğini yaşattıkları için mutlu olduklarını söyleyerek, "Daha da ileriye götürmeliyiz. Bu el emeği meslek, 'Edirne varoldukça devam etmeli' diye düşünüyoruz. En güzelini, doğalına en yakın olanını yapmaya çalışıyoruz. Biz uzun yıllar önce bu mesleğe başladık. Üretimini yaptıktan sonra sabunları, dükkanlarımızda perakende satıyoruz" ifadelerini kullandı.'ÇOK EMEK GEREKTİREN BİR İŞ'Özellikle yurt dışından talep aldıklarını ifade eden Sermin Ürenli, "Hemen hemen her ülkeye ihracat yaptık. Dünyada bulunabilen bir sabun değil. Uzun bir el işçiliği var. Herkesin uğraşıp yapabileceği bir iş değil. Sabuna şekil verdikten sonra 5- 6 kere ele almanız gerekiyor. Bu çok emek gerektiren, özveri isteyen bir iş. O nedenle tek Edirne'de devam ediyor. Bir süre herkes yapabiliyor ve sonra bırakıyorlar. Biz devam ettirmeye var gücümüzle uğraşıyoruz" dedi. Parfüm kokulu sabunların yeni yeni hayatımıza girdiği düşünüldüğünde, meyve kokulu sabunların bundan en az üç yüz yıl önce ülkemizde kullanılmaya başlanması sabunlara tarihi bir işlev de yüklüyordu. Görenlerin plastik meyvelere benzettiği, ancak bilenlerin fark edebileceği meyve sabunları , tarihte hem temizlik hemde süs eşyası olarak kullanılırdı. Elma, armut, üzüm,şeftali, kiraz,muz,kavun,çilek. Kayısı, limon şeklinde üretilen ve her birine has kokusuyla dikkat çeken myeve sabunları 19. Yüzyılda Edirne’nin en önemli ticaret maddesiydi. Bitki ve otlardan imal edilen yağların burun , ciğer doğrudan ve deri tarafından vücuda alındığını kabul edersek bu sabunların süs olmaktan çıkıp , doğal ilaç işlevi üstlendiğini görüyoruz. Meyve esanslı sabunların, bugünkü limon, şeftali ve elma kokulu sabun ve şampuanlara temel oluşturduğunu söyleyebiliriz. Eskiden temizlik şimdi ise sadece süs aracı olarak Kullanılan meyve sabunları , bildiğimiz yeşil sabunların eritilmesinden elde ediliyordu. Sıvı haline getirilen sabun, içine birkaç damla gül yağı konduktan sonra soğuyana kadar bekletiliyor. Daha sonra sabun yoğrulmasına geçiliyor. Hangi meyvenin kokusu verilmişse hamura onun şekli veriliyor. Son olarak ta aslına uygun olarak boyanıp hazır hale geliyor. Üretilen sabunların hepsi piyasada satılmaz, büyük bir kısmı padişahın isteği üzerine İstanbul’a Topkapı Sarayı’na gönderilirdi. Mis kokulu meyve sabunları, aynı zamanda çok değerli süs eşyası eşyasıydı. Özellikle padişah kızları ve cariyeleri çeyizlerine, odalarına bu sabunları koyarlardı. Ayrıca padişahların yabancı devlet başkanlarına gönderdiği hediyeler arasında meyve sabunlarıda konulmasına özen gösterilirdi. Kaynak Bu ürünün size özel fiyatıdır, Sepete ekleyin fırsatı kaçırmayın! Bu ürünün ekstra indirimli son fiyatıdır, Sepete ekleyin fırsatı kaçırmayın! Star Mis Sabunculuk 139,90 TL %0 139,90 TL Adet / adet tarihinde stoklarda olacaktır. Ürün farklı bir fiyattan satışa sunulabilir. Eğer ürün daha yüksek bir fiyattan satışa sunulursa, ön sipariş veren müşteriden fiyat farkı alınmaz, ayrıca teslimatta öncelik sağlanır. Ürün daha düşük bir fiyattan satışa sunulursa, aradaki fark teslimatı takip eden 1 hafta içerisinde ön sipariş veren müşteriye ödenir. Sarı 139,90 TL Karşılaştır DSACategoryId/60002028/18021300/60006948 Osmanlı'da 17. yüzyılda misk, amber ve gül esansı karıştırılarak üretilen "mis meyve sabunu"nu 2002'de evinde eşiyle yaparak sektöre giren Can Ürenli, daha sonra kurduğu atölye ile dünyaya açıldı. Osmanlı'da padişahların hediyelik listesinde bulunan "mis meyve sabunu"nu evinde üreten, ardından kurduğu atölye ile işini büyüten girişimci Can Ürenli, bugün Orta Doğu'dan Uzak Doğu'ya, Avrupa'dan Amerika'ya kadar dünyanın dört bir yanına ihracat yapıyor. Edirne Mis Meyve Sabunları EDMİS Kurucusu ve İmalat Müdürü Ürenli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Osmanlı'da 17. yüzyılda misk, amber ve gül esansı karıştırılarak üretilen mis meyve sabununu 2002'de evinde eşiyle yaparak sektöre girdiğini belirtti. Daha sonra kurduğu atölyede üretime devam ettiğini anlatan Ürenli, şimdilerde ise dünyaya açıldıklarını söyledi. "EVDE YAPMAYA BAŞLADIK" Ürenli, meyve sabunu şeklinde figüre edilen sabunun Osmanlı'dan Edirne'ye miras kaldığına dikkati çekti. Osmanlı zamanında Edirne'de üretilen mis kokulu sabunların padişahlarca dünyanın çeşitli ülkelerine hediye olarak gönderildiğini anlatan Ürenli, "Günümüzde ise bu sabunlar dekoratif ürün olarak yapılıyor. Biz de 2002 yılında bu sanatla tanıştık. Eşimle evimizde yapmaya başladık. Daha sonra bu yönde yatırım yaparak işletmemizi açtık." dedi. Mis meyve sabununa yenilik getirdiklerine işaret eden Ürenli, şöyle devam etti EDİRNE'DEN DÜNYAYA... "Ürünü tam hijyen koşullarında, toplam kalite ve standartlarıyla üreterek dünya ülkelerine ihracata başladık. Bu konuda eşimle beraber ciddi bir yatırım yaparak bir sabun üretim hattı kurduk. Bu hatta boyama, fırınlama, paketleme ve tırlara yüklemeye kadar bir dizi işlem gerçekleştiriyoruz. Yardımcı ünitelerimizde krom ve nikel ürünlerle çalışıyoruz. Mis meye sabununu ülke ekonomisine katkı sağlayacak katma değer oluşturacak şekle getirerek bütün dünyadaki bayilerimizde kullanıma yönelik projemizi uyguluyoruz. Edirne'de ürettiğimiz meyve sabunlarını dünyanın birçok ülkesine satıyoruz. İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün, Hindistan, Singapur, Azerbaycan, Danimarka'ya ihracımız var. Amerika kıtasında da New York'tan Florida'ya kadar birçok noktada ürünümüz satılıyor." YILLIK 100 TONLUK SATIŞ Mis meyve sabunu ihracatıyla ülke ekonomisine katkıda bulunduklarını dile getiren Ürenli, "Ürünlerimizi yurt içine de veriyoruz. İhracat kapasitemiz her geçen gün artıyor. Aylık 8-10 ton, yıllık ise 100 tondan aşağıya düşmeyen bir satış kapasitemiz var. İşletmemizi mini bir sabun atölyesi haline getirdik. Edirne ve Türkiye ekonomisine mahcubiyet yaratmayacak standartlarda çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu. Ürenli, Edirne Yeni Sanayisi'nde ufak çaplı bir fabrika gibi faaliyette bulunan EDMİS'te 12 kişinin çalıştığını, iş yerinde aile ortamı oluşturduklarını söyledi. İşletme olarak ülke ekonomisine katkı sağlamaya çalıştıklarını vurgulayan Ürenli, şunları kaydetti "Franchising sistemimizi genişletmek istiyorum. Şu anda Dubai'de, Kopenhag'da ve dünyanın çeşitli yerlerinde bu sistemi uyguluyoruz. Bunları bulundukları ülkelerde daha görünebilir hale getirmek istiyoruz. Edirne markasının Türkiye markası olması için mis sabununu günlük hayatta da kullanılabilir hale getirerek dünyada daha iyi yerlere gelmek istiyoruz. Hedefimiz ülkemize döviz getirmek." Ürenli, mis meyve sabununun gelecek nesillere kalıcı şekilde ulaşması için de çaba harcadıklarını bildirdi. MİS MEYVE SABUNU 1600'lü yılların ortalarında, Edirne'deki bazı evlerde sabun, hamur kıvamına getirilip, misk, amber ve gül kokuları karıştırılarak meyve şekli verilir ve güzel kokulu süs eşyaları yapılırdı. Güzel görünümlü, hoş koku yayan sabunlar, zamanla sarayın da dikkati çekmişti. Evlerde bir nevi ''hobi'' olarak başlayan bu el zanaatıyla üretilen sabunlar, zamanla Osmanlı sultanlarının yabancı konuklara ve devlet erkanına sunduğu kıymetli hediyeler arasına girerek, saray tescili almıştı. Mis meyve sabunları özellikle 19. yüzyılda Edirne'nin en önemli ticaret geliriydi. Bu sabunların hepsi piyasada satılmaz, büyük kısmı padişahın isteği üzerine İstanbul'a, Topkapı Sarayı'na gönderilirdi. Çok değerli bir süs eşyası olan bu sabunları özellikle padişah kızları ve cariyeleri çeyizlerine, odalarına koyarlardı. Sabunun rahatlatıcı, hoş kokusu ve el maharetiyle meyvelerin birebir sabun hamuruna işlenmesiyle ortaya çıkan güzellik, mis meyve sabunu yapımını bir iş kolu haline getirmiş, Arasta ve Bedesten çarşılarında bu ürünleri satan dükkanlar ortaya çıkmıştı. Edirne'de Sabuni Mahallesi'nin bulunması da kentte geçmişte de bu zanaata verilen önemin bir göstergesi olarak hala varlığını koruyor.

mis kokulu meyve sabunları ile ünlü edirne nin bir mahallesi